Menü Kapat

Köşe Yazı: Cilt koruma ilgili bazı düşünçe

Cilt koruma ilgili bazı düşünçe
Posted in blog

Merhabalar

Cildi tanıdık, sevdik. Temizleyip genel bakımını da yaptık.. Şimdi sırada korumak var. Peki neyden ve neden korumak lazım? 

Öncelikle.. Yaşlanmayı geciktirmek için; güneşten. 

Üzerinde yazan SPF (Güneş Koruma Faktörü) en az 10 olan ve cilt tonuna, güneşe dayanıklılığına göre artan değerlerde bir nemlendiriciyi yaz kış kullanacağız. Güneş varsa, ışınları da vardır ve bu ışınların bazıları cildi eni konu yıpratır. Bakınız kamyoncu amcanın yüzü… Hava bulutlu olabilir, evden dışarı adım atmamış olabilirsiniz ama ultraviyole ışınlar camdan buluttan geçer, ciltten de fena halde hasar bırakarak geçer. 

Sonra, sağlıklı kalması için; bayat kozmetik ürünlerinden. 

Neden rujlar minnacıktır? Hiç şöyle 100 gramlık dolmakalem gibi kallavi ruj olmaz? Çünkü açıldığı andan itibaren bakteriler üremeye başlar, kısa bir süre sonra ürününüz bozulur. Ortalama 6 ay bilemedin 12 ay içinde bitirip, bitmeyen kısmı da atmanız lazım. Asla bir başkasının bardağından su içmeyen bizler niyeyse başkasının ürününü fırçasını pekala kullanırız. Uçuk ve hepatit gibi hastalıklar insandan insana bulaşır. İkinci el kozmetik diye bir şey yoktur. İnternet sitelerinde “Sadece denendi, hediye geldi, rengi uymadı, yeni açıldı” şeklinde tanıtılarak ellerindeki bayat kozmetikleri satmaya çalışanlardan uzak durunuz. Hem anneniz de söylemiştir eminim.. Yabancılardan bir şey alınıp yenilmez (ve ağza yüze de sürülmez).

En son olarak da bilinçli bir tüketici olarak; tezgaha gelmekten.. 

Tezgahtarlar size bir şeyler satmak ZORUNDA olan çalışanlardır. Bir kısmının herhangi bir uzmanlığı bile yoktur. Bütün derdi bir krem iki göz kalemi fazla satmak olan bir insanın size bir hayrı dokunmasını ummayın. Her türlü tezgahlama yapılır, hemen teslim edilir. Saç dökülmesini durduran, kırışıklıkları anında açan, dişleri beyazlatan, kilo verdiren, sizi kanatlandıran maddeler henüz icat olunmadı. Bunların tümü tatlı sözler ve vaatler sadece. Dinleyin ve gülüp geçin. Tester (numune) isteyin, imajcı bloggerlerin değil gerçek kullanıcıların yorumlarını okuyun. Karar vereceğiniz zaman etiketi okuyun. İçerik uzun satırlar boyunca dilinizin dönmediği az sesli çok sessiz harften oluşan abuk sabuk kimyasallar yığınıysa.. uzak durun. En sadesi en doğalı size yeter. 

Bundan sonraki yazılarda da böyle küçük, tadımlık bilgiler olacak. Lütfen yorumlarınızı ve sorularınızı sihhatlerolsun@gmail.com adresime iletin. 

Güzel günler dilerim. 

Ecz. İpek Akarçay

İpek Sabun

Paylaşmaya unutmayın

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir