Sosyal medyada sık sık şu tarz içeriklerle karşılaşmak mümkün:
“Evde sabun yap, sat.”
“Doğal kozmetik üret, Instagram’dan sat.”
“Küçük başlayın, sonra markalaşın.”
Bu nedenle sabun veya kozmetik üretmeye başlayanların en sık sorduğu sorulardan biri şudur:
Evde ürettiğim sabunu veya kozmetik ürünü satabilir miyim?
Kısa cevap şu:
Bir kozmetik ürünü satışa sunmak, yalnızca ürünü hazırlayıp müşteriye göndermekten ibaret değildir.
Türkiye’de bir ürün kozmetik ürün olarak piyasaya sunulduğunda, üretim miktarı küçük olsa bile Kozmetik Ürünler Yönetmeliği kapsamındaki yükümlülükler devreye girer. Yönetmelik, “piyasada bulundurma” kavramını ticari faaliyet kapsamında bir ürünün bedelli veya bedelsiz olarak dağıtım, tüketim veya kullanım için piyasaya sağlanması olarak tanımlar. “Piyasaya arz” ise ürünün piyasada ilk kez bulundurulmasıdır.
Sabun da kozmetik ürün müdür?
Evet — vücut temizliği amacıyla kullanılan sabunlar kozmetik ürün kapsamına girer.
Türkiye’deki Kozmetik Ürünler Yönetmeliği, kozmetik ürünü insan vücudunun dış kısımlarına uygulanarak esas olarak temizleme, koku verme, görünümü değiştirme, koruma veya iyi durumda tutma amacı taşıyan madde veya karışımlar olarak tanımlar.
Dolayısıyla bir sabunun:
- el yapımı olması,
- geleneksel yöntemle üretilmesi,
- bitkisel yağlardan hazırlanması,
- “doğal” olarak pazarlanması,
- küçük miktarda üretilmesi
onu otomatik olarak kozmetik mevzuatının dışında bırakmaz.
Sabun türlerinin birbirinden nasıl ayrıldığını merak ediyorsanız “Sabun Nedir? Sabun Türleri ve Temel Farkları”yazımıza da göz atabilirsiniz.
“Ama ben sadece birkaç tane satacağım”
Burada en sık karşılaşılan yanlış anlamalardan biri bu.
Örneğin:
“Ben ayda yalnızca 10 tane yapacağım.”
“Mağaza açmayacağım, sadece Instagram’dan satacağım.”
“Büyük bir firma olmayacağım.”
“Ürünleri sadece sipariş geldikçe hazırlayacağım.”
Bunların hiçbiri tek başına ürünü kozmetik mevzuatının dışında bırakmaz.
Çünkü temel soru kaç adet ürettiğinizden çok, ürünü piyasaya sunup sunmadığınızdır.
Örneğin:
- Instagram üzerinden satış yapmak,
- kendi web sitenizden satmak,
- bir pazaryerinde satışa sunmak,
- fuar veya stantta satmak,
- bir butik veya mağazaya ürün vermek,
- ticari faaliyet kapsamında ürünü ücretsiz dağıtmak
ürünün piyasada bulundurulması anlamına gelebilir. Yönetmelikteki tanım yalnızca ücretli satışları değil, ticari faaliyet kapsamında bedelsiz olarak sağlanan ürünleri de kapsar.

Peki satış için neler gerekir?
Burada ayrıntılı mevzuat eğitimi vermeden önce büyük resmi görmek daha faydalıdır.
Türkiye’de kozmetik bir ürün piyasaya sunulmadan önce ve piyasada bulunduğu süre boyunca çeşitli yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekir.
Bunların arasında örneğin:
Sorumlu kişi
Kozmetik ürünler yalnızca Türkiye’de yerleşik bir gerçek veya tüzel kişinin sorumlu kişi olarak belirlenmesi şartıyla piyasaya arz edilebilir.
Yurt içinde üretim yapan ve Türkiye’de yerleşik olan imalatçı, kural olarak kendi ürününün sorumlu kişisidir.
Sorumlu teknik eleman
Sorumlu kişinin ayrıca mevzuatta belirtilen nitelikleri taşıyan bir sorumlu teknik eleman istihdam etmesi gerekir.
Yönetmelik bu görev için kimyager, biyokimyager, kimya mühendisi, biyomedikal mühendisi, biyolog, mikrobiyolog ve eczacı gibi meslek gruplarını sayar.
İyi İmalat Uygulamaları – GMP
Kozmetik ürünlerin imalatının İyi İmalat Uygulamaları’na (GMP) uygun olması gerekir.
Bu nedenle “mutfağım temiz, dolayısıyla üretim için yeterlidir” şeklinde düşünmek doğru değildir.
Kozmetik üretiminde yalnızca ortamın gözle temiz görünmesi değil; üretim, kontrol, depolama ve sevkiyat süreçlerinin sistematik şekilde yönetilmesi gerekir.
Güvenlilik değerlendirmesi
Ürün piyasaya arz edilmeden önce bir kozmetik ürün güvenlilik değerlendirmesi yapılmalı ve güvenlilik raporu hazırlanmalıdır.
Bu değerlendirme de mevzuatta belirtilen uygun eğitim ve yeterliliğe sahip kişiler tarafından yapılır.
Ürün Bilgi Dosyası
Piyasaya sunulan her kozmetik ürün için bir Ürün Bilgi Dosyası (ÜBD / PIF) bulunmalıdır.
Bu dosyada ürünün tanımı, güvenlilik raporu, üretim yöntemi, GMP’ye uygunluk beyanı ve gerektiğinde ürün hakkında yapılan iddiaları destekleyen bilgiler gibi dokümanlar bulunur. Dosya, son ürün partisinin piyasaya arzından sonra 10 yılsaklanır.
Ürün bildirimi
Kozmetik ürün piyasaya arz edilmeden önce ilgili bilgiler ulusal elektronik veri tabanı üzerinden TİTCK’ya bildirilmelidir.
Bildirim kapsamında ürünün tanımlayıcı bilgileri, sorumlu kişi bilgileri, formülasyona ilişkin belirli bilgiler, etiket ve ambalaj görselleri gibi veriler sunulur.
Etiketleme
Kozmetik ürün ambalajında da mevzuatın istediği bilgilerin doğru, okunabilir ve görünür şekilde bulunması gerekir.
Dolayısıyla etiket yalnızca logo, ürün adı ve güzel bir tasarımdan ibaret değildir.
“Evde üretim” konusunda asıl mesele nedir?
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir.
Kendi kullanımınız için evde sabun veya kozmetik hazırlamak ile ticari olarak kozmetik üretmek aynı şey değildir.
Kendi kullanımınız için bir krem formüle etmek, sabun yapmak veya yeni bir formülü denemek ürün geliştirme ve öğrenme sürecidir.
Ancak ürünü ticari olarak piyasaya sunmak istediğinizde artık yalnızca formülün iyi olması yeterli değildir.
Üretim sisteminin de mevzuata ve GMP gerekliliklerine uygun olması gerekir. Yönetmelik kozmetik imalatının GMP’ye uygun olmasını açıkça şart koşmaktadır.
Bu nedenle “evde ürettim, küçük miktarda satıyorum” yaklaşımını otomatik bir istisna gibi görmek doğru değildir.
“Ama Amerika’da insanlar evde yapıp satıyor”
Bu da sosyal medyada çok sık kafa karıştıran bir konu.
Instagram, YouTube, TikTok veya Pinterest’te gördüğünüz sabun ve kozmetik içeriklerinin önemli bir bölümü ABD merkezlidir.
Ancak:
Bir ülkede geçerli olan üretim ve satış modeli başka bir ülkeye otomatik olarak uygulanamaz.
Türkiye’nin kozmetik mevzuatı Avrupa Birliği kozmetik mevzuatıyla uyumlu şekilde hazırlanmıştır. Mevcut Kozmetik Ürünler Yönetmeliği de AB’nin 1223/2009 sayılı Kozmetik Tüzüğü dikkate alınarak oluşturulmuştur.
Dolayısıyla:
“Amerika’da biri Etsy’de ev yapımı krem satıyor, ben de aynısını yapabilirim.”
sağlıklı bir mevzuat yaklaşımı değildir.
Her zaman ürünün satılacağı ülkenin kurallarına bakmak gerekir.
“Doğal”, “bitkisel” veya “el yapımı” ürünlerde durum farklı mı?
Hayır.
Bu ifadeler ürünün pazarlama konumlandırmasını anlatabilir; ancak kendi başlarına yasal bir muafiyet oluşturmaz.
Bir kozmetik ürün:
- doğal,
- vegan,
- bitkisel,
- organik içerik odaklı,
- el yapımı,
- butik
olabilir.
Ama piyasaya kozmetik ürün olarak sunuluyorsa kozmetik mevzuatı yine geçerlidir.
“Doğal” olmak mevzuat kategorisi değildir.
Peki küçük bir kozmetik markası kurmak mümkün değil mi?
Elbette mümkün.
Buradaki mesaj:
“Küçük üretici olamazsınız.”
değildir.
Asıl önemli olan şu ayrımdır:
Küçük başlamak ≠ gereklilikleri atlamak
Küçük bir marka örneğin:
- bir veya birkaç ürünle başlayabilir,
- pilot üretimlerini küçük tutabilir,
- yatırımlarını aşamalı yapabilir,
- ürün gamını müşteri geri bildirimleriyle büyütebilir,
- bazı uzmanlık hizmetlerini dışarıdan alabilir.
Böylece başlangıç maliyeti ve operasyonel yük daha kontrollü tutulabilir.
Ancak ürün piyasaya çıktığında güvenlik, uygun üretim ve gerekli dokümantasyon yine önemini korur.
Önce öğrenmek istiyorsam?
Bu durumda aceleyle satışa geçmek zorunda değilsiniz.
Hatta çoğu yeni başlayan için daha sağlıklı sıra şudur:
Öğren → formüle et → küçük pilotlar üret → test et → sistemi kur → sonra piyasaya sun.
Bu süreçte:
- hammadde fonksiyonlarını,
- yüzde ile formülasyon yazmayı,
- pH’ı,
- koruyucu sistemleri,
- stabiliteyi,
- GMP mantığını,
- temel kozmetik mevzuatını
öğrenmek, daha sonra marka kurma aşamasını çok daha yönetilebilir hale getirir.
Kısaca
Kendi kullanımınız için kozmetik üretmek ile bir kozmetik ürünü piyasaya sunmak iki farklı aşamadır.
Türkiye’de kozmetik bir ürün satışa sunulduğunda yalnızca formülün kendisi değil;
- sorumlu kişi,
- sorumlu teknik eleman,
- GMP,
- güvenlilik değerlendirmesi,
- Ürün Bilgi Dosyası,
- ürün bildirimi,
- etiketleme
gibi gereklilikler de devreye girer.
Ürünün küçük miktarda, el yapımı veya sosyal medya üzerinden satılması bu yükümlülükleri otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Ama bu, küçük bir markanın kurulamayacağı anlamına gelmez.
Daha doğru yaklaşım:
Küçük başlayın, fakat sistemi en başından doğru kurun.


